Cinsellik ve Depresyon

Cinsellik ve Depresyon

Depresyondaki bir kişi dünyaya gri renkli bir gözlükle bakar. Geçmişi, geleceği ve şu anı olumsuz görür. Amerikan Psikiyatri Birliği’nin hazırladığı Tanı ve İstatistiksel Kitapçığı’nda dokuz semptom yer alıyor:

Devamı »

Cinsellik ve Depresyon Paradoksu

Cinsellik ve Depresyon Paradoksu

Depresyon ve cinsel aktivite bir arada var olabilir mi? Bazen olabiliyor. Yapılan deneylerde erkeklerden depresyonda olduğuna kesinlikle inananların yarısı mastürbasyon yaptığını da söyledi.

Devamı »

Antidepresanların Cinselliğe Etkisi

Antidepresanların Cinselliğe Etkisi

Antidepresanlar romantik aşk ve bağlılık hislerini azaltabiliyor. Hatta kişiye artık aşık olmadığını bile hissettirebiliyor, ve hastalara potansiyel libido kaybından bahsedilmemişse, olası romantizm kaybından da bahsedilmemiştir.

Devamı »

Cinsellik Düşmanı Ereksiyon Bozukluğu

Cinsellik Düşmanı Ereksiyon Bozukluğu

Sutyen çıkartılır çıkartılmaz erkeklerin cinsel birleşmeye hazır olması bekleniyor. Bu yüzdendir ki pek çok erkek 16 yaşında yaşadığı kolay ereksiyonu 60’larına geldiğinde de koruyacağını sanıyor.

Devamı »

Öfke ve Cinsel Problemler

Öfke ve Cinsel Problemler

artışmalar ne kadar nahoş olursa olsun, dile getirilmemiş cinsel bozukluğun utancıyla yüzleşmek gerekiyor. Ereksiyon olamama ya da ereksiyonu koruyamama, küçümsemenin pasif bir yolu da olabiliyor.

Devamı »

Cinsellikte Rahatlamanın Önemi

Cinsellikte Rahatlamanın Önemi

Modern yaşam birçok açıdan bize yararlar sağlamakla birlikte, birçok olumsuz etki de yapmıştır. Yaşamın hızı sınır noktasına gelinceye kadar yükselmiştir.

Devamı »

Cinsel Oruç

Cinsel Oruç

Cinsel oruç sözünü, partnerle birlikte girilen cinsel etkinliğe istemli olarak bir süre için ara vermek anlamında kullanıyoruz.

Devamı »

Aşırı Tuzun Cinselliğe Etkileri

Aşırı Tuzun Cinselliğe Etkileri

Cinsellikte enerji ve performans eksikliği ya da ereksiyon problemi yaşıyor ve yıllardır fazla tuz kullanmış biriyseniz, sodyum alımınızı azaltmak büyük bir adım sayılır.

Devamı »

Cinsel Yakınlık

Cinsel Yakınlık

Penise türlü yakıştırmalar, her zaman sert, katı ve hazır olduğu fantezisini güçlendiriyor. Sosyolog Susan Bordo sert kelimesini penisle özdeşleştirdiğimizi söylüyor.

Devamı »

Cinsellikte Koşulların Yerine Getirilmesi

Cinsellikte Koşulların Yerine Getirilmesi

Koşullar iki sınıfa ayrılır: bütünüyle sizin yerine getirebileceğiniz koşullar ve bir partnerle birlikte yerine getirebilceğiniz koşullar. İlk türün örnekleri arasında penisinizin sizden cinsel olmayan birtakım temaslar istemesi

Devamı »

Mastürbasyon Tabusunu Kırmak

Mastürbasyon Tabusunu Kırmak

"Mastürbasyon yapıyorsanız sizde bir bozukluk vardır" düşüncesini destekleyen ekol en büyük darbeyi Kinsey'nin erkek cinselliğiyle ilgili büyük çalışmasından yemiştir.

Devamı »

Temel Mastürbasyon Teknikleri

Temel Mastürbasyon Teknikleri

Birçok erkek, penisin baş ve gövde bölümünü tek bir elle ovalayarak mastürbasyon yapmakta, ancak gövde ve başın ovulma şiddeti, penisin sıkılma kuvveti ve hareketlerin hızı değişmektedir.

Devamı »

Mastürbasyon Yaşı

Mastürbasyon Yaşı

Mastürbasyon ve gençlik arasındaki bağı doğrulamak için herkes istatistiklere başvurur. Ayrıca, anketlerin büyük çoğunluğu da aynı sonuçları vermektedir. En sık yapıldığı dönem on dört ile on altı yaşlar arasıdır.

Devamı »

Erkeklerin Cinsel Suskunluğu

Erkeklerin Cinsel Suskunluğu

Erkeklerin belirli cinsel sorunların ve daha çok hoşnutsuzluk duygusunun yaygın oluşu gerçekten garip geliyor insana. Erkekler ve cinsel ilişki konusunda, inanıldığı gibi her şey yolunda gitmiyor.

Devamı »

Erkeklerin Cinsellikle İlgili Öğrendikleri

Erkeklerin Cinsellikle İlgili Öğrendikleri

Erkeklerin cinsellikle ilgili öğrendikleri ile konuyu irdeleyen bir tartışmayla başlayacağız. Öğrendiğiniz kural ve kavramların yıkıcı olduğunu ve doyum veren hoş bir cinsel hayatına hazırlık yapma açısından çok yetersiz olduklarını düşünüyoruz.

Devamı »

Erkek Fantezi Modeli

Erkek Fantezi Modeli

Fantezi modelindeki erkekler kadını ciddiye aldıkları için değil, onu dinlemedikleri için ödüllendirilirler. Gerçek hayattaki erkeklerin "Hayır","Dur","Daha yumuşak ol!"

Devamı »

Penisin Hayatımızdaki Rolü

Penisin Hayatımızdaki Rolü

Gerçekte penislerin bir suçu yok. Büyük yanlışın kaynağı onlarla ilgili düşüncelerimiz, beklentilerimiz ve onlar için belirlediğimiz amaçlardır. Erkekler genelde cinsellikle ve penisleriyle ilgili hatalı düşünceleri

Devamı »

Ereksiyon Problemi Nadiren Tek Boyutludur

Ereksiyon Problemi Nadiren Tek Boyutludur

Bazen çiftler sorunları zeka ve anlayışla çözmeye çalışıyor ama sonra ego ve yapılan aptalca seçimler başarıyı önlüyor. 30 yaşlarındayken kocası cinsellikten uzaklaşan bir kadın şöyle diyor:

Devamı »

Vajinismusta Uyarımsız Koşullama Yöntemi

Vajinismusta Uyarımsız Koşullama Yöntemi

Danışanlara kendi vücutlarından gelen sinyalleri kullanarak kendilerini iyileştirmeyi öğreten, oldukça yeni bir tedavi tekniği olan biofeedback; kişinin kendi olumsuz beyin dalgaları olan delta ve theta’yı, olumlu beyin dalgaları olan alpha ve beta’ya çevirmeye yardımcı olan bir öğrenme stratejisidir.

Devamı »

Mastürbasyonda Telafi İşlevi

Mastürbasyonda Telafi İşlevi

Mastürbasyonun verdiği zevkin çiftleşmedekinin aynı olduğunu söylemek biraz tuhaf olurdu. Zevk başkadır. Öte yandan çiftleşmedeki partner ile duyuların belli edilmesi bir öfke manzarası ve bolluk, bütünlük mastürbasyonda bulunmaz

Devamı »

Kızlarda Fizyolojik Değişiklikler

Kızlarda Fizyolojik Değişiklikler

Kızlarda fizyolojik değişiklikler maddeler halinde sıralamak gerekirse; ortalama başlama yaşı 9-11 yaş. Fizyolojik değişiklikler. Memelerin gelişimi. Memelerin gelişmeye başlaması ve areolanın belirginleşmesi.

Devamı »

Cinsel İşlev

Cinsel İşlev

Cinsellik, bilişsel ve davranışsal bileşenler içeren, kültürel etkiler, değer yargıları ve cinsel mitlerle biçimlenen, biyolojik, psikolojik ve sosyal yönleri olan özel ve karmaşık bir yaşantı olarak tanımlanabilir. Biyolojik boyut, esas olarak üremeyi içermektedir.

Devamı »

Östrojenler

Östrojenler

Östrojenler hedef organa ulaşmadan önce hızla metabolize olmasını engelleyecek stabilizör bir molekül içerebilecekleri gibi fonksiyone overden salgılanan normal kadın östradiolü ile aynı da olabilirler. Stabilizör bir molekül içeren sentetik östrojenler etinil östradiol valerat ve piperazin östron sülfattır. 17 B östradiol, östron ve östriol gibi doğal östrojenler barsaklar ve karaciğerde yıkılabilirler,

Devamı »

Hipertansiyon

Hipertansiyon

Östrojen periferik arteriyel sistemde vazodilatasyonu indükleyerek kan basıncında düşüşe yol açar. Ancak birkaç nadir vakada HRT’ni takiben periferik dirençte artış görülmüştür. Hayvanlarda yapılan çalışmalar ve klinik çalışmalar nadiren görülen bu idyosinkrazik hipertansif yanıtın androjenik progestogenler ile ilişkili olduğunu ve doza bağımlı olduğunu düşündürmektedir.

Devamı »

Adölesan Dönemde Psikososyal Gelişme

Adölesan Dönemde Psikososyal Gelişme

Ergenlik döneminde fiziksel değişme ve gelişmeler hızlı olduğu vücut hatlarının netleşmeye başladığı, vücudun kıllanmaya başladığı, duygusal yaşantıların yoğunlaştığı bir ara dönemdir. Kendi kendine ben kimim, kime benzemeliyim, başkalarına nasıl görünmeliyim gibi sorular sorduğu dönemdir. Adölesan dönemde psikososyal gelişime bilinmesi ve değerlendirilmesi karşılaştığı sorunların tanımlanması ve çözüm önerisi oluşturulması açısından önemlidir.

Devamı »

Ergenlik Döneminde Karşılaşılabilecek Sorunlar

Ergenlik Döneminde Karşılaşılabilecek Sorunlar

Ergenlerin en hassas olduğu nokta güç kullanarak hükmedilmeye çalışılmasıdır. Ergen, anne ve babalarından büyüdüğünü kabul etmelerini ve bu konuda tutarlı davranmalarını bekler. Kabul edilmeme ve tutarlı davranmama durumlarda ergen kendini anlaşılmamış ve engellenmiş hisseder. Bu dönem yoğun bir eleştirme, inceleme, karşılaştırma dönemidir.

Devamı »

Vajinismusta Çapa Yerleştirme Tekniği

Vajinismusta Çapa Yerleştirme Tekniği

Hipnozun başka bir yararı ilişki sırasında gevşeme ve acıyı önlemek yönünde olabilir. Derin hipnoz altında verilen telkinler ve yerleştirilen işaretler vajinismusta çapa yerleştirme tekniği ile kasılmaları engeller. Bu işlem, son derece etkili bir hipnoz tekniği olmakla birlikte beklenen etkiyi yaratabilmesi için derin hipnoz halinin elde edilmesi ve telkinlerin tekrar tekrar verilerek güçlendirilmesi gerekir.

Devamı »

Pelvik Muayene

Pelvik Muayene

Pelvik muayeneden önce hastaya mesanesini boşaltması söylenir. Pulvik muayene öncesi kadına bir önlük ve örtü verilir, litotomi pozisyonu alması için yardım edilir. Kadın litotomi pozisyonunda kalçaları ve dizleri fleksiyonda masanın yüzeyinde, topukları üzengi ile desteklenmiş olmalıdır. Hastanın üzeri özenle örtülür. Pelvik bölge ve hastanın muayene edilecek kısımlarının iyi ışıklandırılması sağlanır. Birçok kadın litotomi pozisyonunu çok stres verici bulmakta, bu pozisyonda rahatsız ve savunmasız hissettiğini belirtmektedir.

Devamı »

Gebelikte Endometriyumun Devamı

Gebelikte Endometriyumun Devamı

Eğer fertilizasyon gerçekleşmiş ise, gebelikte endometriyumun devamı progesteron hormonunun varlığına bağlıdır. Progesteronun kandaki yükselmesi, korpus luteumun şekillenmesi ve devamından sorumlu lüteinize edici hormonu (LH) baskılar. LH'ın kandaki düzeyinin düşmesi korpus luteumun gerilemesine neden olur.

Devamı »

Ergenlikte Kılların Oluşumu

Ergenlikte Kılların Oluşumu

Ergenlikle birlikte genital bölgede yumuşak kıllar görünmeye başlar buna pubarş veya ergenlikte kılların oluşumu denir.Bu kıllar daha sonra sık ve kıvrımlı hale gelecektir. Genital bölgedeki kıllarıma ile birlikte kol altlarında ve bacakların üzerinde de kıllar görünür.

Devamı »

İlk Menstrüasyon

İlk Menstrüasyon

İlk adet görme veya tıbbi literatürdeki adıyla "menarş", kız çocuklarının puberte gelişimi sırasında üreme çağma geçişin bir işareti olarak kabul edilir. Kızların çoğu 916 yaşlan arasındayken ilk adet kanamasını yaşarlar. Adet kanamasına eş anlamlı olarak "mens", "menstrüasyon", "ay hali" veya "regl" denilebilmektedir. Görülen ilk adet kanamasına ise "menarş" denir.

Devamı »

Fiziksel Değişimlerin Ergenler Üzerindeki Etkileri

Fiziksel Değişimlerin Ergenler Üzerindeki Etkileri

Ergenlik çağındaki gençlerin yaşadıkları evlerin çoğunda dikkati çeken tartışma konularından biri, gençlerin ayna önünde geçirdikleri zamandır. Sürekli dış görünüşü inceleyerek saatlerce saçına şekil vermeye çalışan, yüzündeki sivilceyi örtmek için uğraşan gençlerin benzer davranışları, ailenin diğer üyelerinin zaman zaman sabırlarını taşırarak öfkelenmelerine neden olur.

Devamı »

Ergenlikte Toplumsal Uyum

Ergenlikte Toplumsal Uyum

Holingishead ergenliği: “bireyin içinde bulunduğu toplumun onu artık bir çocuk gibi görmeyi bıraktığı, fakat ona henüz yetişkin statüsünü, rolünü ve işlevini tümüyle vermediği yaşam dönemi” olarak tanımlar. Ergen, toplumda saygınlık kazanmaya ve statü sahibi olmaya gereksinme duyar. Toplumsal uyum geniş ölçüde bu gereksinmenin karşılanmasına bağlıdır. Ergenlik yılları bir anlamda, toplumsal gelişim ve uyum yılları olarak da nitelenebilir.

Devamı »

Ergenlikte Özdeşleşme

Ergenlikte Özdeşleşme

Ergenlik çağında gelişmekte olan bireyin kendi benliğini bulması ve tanımlaması, başka bir deyişle özdeşleşmesi en önemli basamağı oluşturur. Özdeşleşmenin oluştuğu ortamın toplumsal, ekonomik, kültürel özellikleri, bir yandan kişiliği oluştururken, öte yandan kişilikle ve toplum arasındaki tüm ilişkilerin temeli olan özerklik ve sorumluluk kavramlarını biçimlendirir.

Devamı »

Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklarda Belirtiler

Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklarda Belirtiler

Cinsel yolla bulaşan hastalıklarda belirtiler genellikle tek bir belirti gösterebilir bu da akıntıdır. Akıntı sağlıklı kadınlarda da görülür ve miktarı, akışkanlığı, beyaz ya da sarı olarak rengi adet döngüsü boyunca değişkenlik gösterir. Erkeklerde herhangi bir akıntı olduğunda, kadınlarda ise alışılmışın dışında bir akıntı olduğunda hekime başvurulmalıdır.

Devamı »

Cinsel Hastalıkların Bulaşma Yolları

Cinsel Hastalıkların Bulaşma Yolları

CYBE'ler vajinal, anal ya da oral cinsel ilişki ile bulaşır. Anal ilişki ile bulaşma diğerlerine göre daha fazla risk taşır. CYBE'lere neden olan mikroplar yaşamak için sıcak ve nemli ortamlara gereksinim duyarlar. Bu nedenle ağız, makat ve cinsel organları (vaj ina. penis ve testisler) tutarlar. Etkenler vücut salgılarında bulunabilir.

Devamı »

Cinsel Hastalıklardan Korunma Yolları

Cinsel Hastalıklardan Korunma Yolları

Cinsel hastalıklardan korunma yolları sıralanması gerekirse, kondom CYBE'lerin birçoğuna karşı koruyucudur, kesin korunma için anal ilişki de dahil olmak üzere her tür cinsel ilişkide kondom (prezervatif, kılıf) kullanılmalı.

Devamı »

Cinsel Hastalıkların Tedavi Yöntemleri

Cinsel Hastalıkların Tedavi Yöntemleri

Cinsel hastalıkların tedavi yöntemleri için aşağıdaki maddeleri inceleyebilirsiniz. CYBE'lar kendiliğinden iyileşmediği için doktora başvurulması gerekir. Doktorun reçete ettiği ilaçlar zamanında ve düzenli olarak kullanılmalı eksik doz alınmamalıdır. Doktora danışmadan kendi kendine ilaç kullanılmamalıdır.

Devamı »

Adölesanlarda Cinsel Sömürü ve Taciz

Adölesanlarda Cinsel Sömürü ve Taciz

Cinsel istismar bir kişinin kendi rızası dışında cinsel bir eyleme hedef olması ya da buna kalkışılmasıdır. Kadın, erkek, çocuk, genç, yaşlı, her cinsiyetten, her meslekten ve her sınıftan insan cinsel istismara uğrayabilir. Cinsel istismar sözle, dokunmayla, davranışlarla olabilir. Cinsel istismarla her yerde ve her konumda karşılaşılabilir.

Devamı »

Çocuk ve Ergenlerde Cinsel Kötüye Kullanım

Çocuk ve Ergenlerde Cinsel Kötüye Kullanım

Çocuk ve ergenlerde cinsel kötüye kullanım, yetişkinin cinsel doyum amacıyla çocuğu cinsel nesne olarak kullanması şeklinde tanımlanmaktadır. Cinsel kötüye kullanımı değerlendirme ve tedaviyi planlamada hastanın iyileşme sürecini etkileyen etmenlerin bilinmesi önemlidir.

Devamı »

Çocuk ve Ergenlerde Cinsel Kötüye Kullanımı Önleme

Çocuk ve Ergenlerde Cinsel Kötüye Kullanımı Önleme

Çocuk ve ergenlerde cinsel kötüye kullanımı önleme: Etkili ve işe yarar programların geliştirilebilmesi, anne ve babaların eğitilmesi ve uzmanlarla iş birliği yapmalarım gerektirir. Bu eğitimde ailenin çocuğa öğretmesi gereken bilgiler şöyle sıralanmaktadırlar. Cinsel organları yaralandığı ya da hastalandığında, yalnız doktorların veya ana babalarının dokunabileceği öğretilmelidir.

Devamı »

Üreme Sağlığı Eğitiminin Amacı

Üreme Sağlığı Eğitiminin Amacı

Günümüzde yapılan araştırmalarda üreme sağlığı eğitiminin amacı nedir diye sorulduğunda verilebilecek tüm cevapları maddeler halinde sıralamak gerekirse; Gençlerin kendilerini tanımalarına, Kendileri hakkında çok yönlü bilgi sahibi olabilmelerine, Sağlıklı davranışlar geliştirmeleri için sorumluluk kazanmalarına yardım etmektedir. Üreme Sağlığını Korumak İçin Öneriler şöyle sıralanmaktadır;

Devamı »

Ülkemizde Gençlerin Cinsel Eğitimine Yönelik Öneriler

Ülkemizde Gençlerin Cinsel Eğitimine Yönelik Öneriler

Ülkemizde gençlerin cinsel eğitimine yönelik öneriler. Cinsel eğitimin gerçekten bir gereksinim olduğu kavramı kamuoyuna benimsetilmelidir. Gençlere yönelik cinsel eğitim programları açısından örgün eğitim kapsamında bir politika belirlenmelidir. Öğretmenler ve anne-babaların eğitimi göz ardı edilmemelidir. Gençlik danışma merkezleri kurulmalıdır. Kız çocuklarının eğitimine önem verilmelidir.

Devamı »

Suda Doğum

Suda Doğum

Su yalnızca insanlar için değil, doğadaki tüm canlılar için yaşam kaynağı olarak kabul edilir, intrauterin yaşamda üç günlük embriyonun %97'si, erişkin bir insanında yaş ve yağ dokusuna bağlı değişebilen %50-70'i sudur. Doğum ise kadın yaşamında çok özel bir deneyimdir. Ancak gelişen teknoloji ve kadınların doğumu cerrahi bir müdahale olarak algılamaları ile birlikte, doğal bir olay olmaktan çıkmaya başlamıştır. Günümüzde doğum ağrısı ile baş edemeyeceklerini düşünen kadınların sezaryenle doğumu tercih ettikleri bilinmektedir. Son yıllarda ülkemizde de sezaryen oranları (Özel hastanelerde %80, devlet hastanelerinde %40) giderek artmıştır.

Devamı »

Suda Doğumun Anneye Etkileri

Suda Doğumun Anneye Etkileri

Öncelikle suda doğumun anneye etkileri gebenin doğum sürecini daha rahat, keyifli ve daha az ağrılı yaşamasına yardımcı olur. Su; ciltte dokunma sinirlerini uyarır, ağrı sinirlerini de bloke ederek gebenin ağrıyı daha az hissetmesine neden olur. Su; adrenalini düşürerek gebede stresi azaltır. Mutluluk hormonu olarak bilinen endorfınin açığa çıkmasına ve gebede olumlu düşüncelere neden olur. Gebenin rahatlayarak doğuma odaklanmasına ve söylenenleri yapabilmesine, sağlık ekibi ile koordineli çalışmasına yardımcı olur.

Devamı »

İlkokul Dönemi

İlkokul Dönemi

Okul döneminde çocukların anlama kabiliyetleri artmış, bilgileri netleşmeye başlamıştır. Önceden tam anlamadığı konuları artık daha fazla anlamaya başlamıştır. Çocukların daha önce ebeveyne olan bağlılığı ve ilgisi yavaş yavaş arkadaşlarına ve dış çevreye yönelir. İlkokul dönemi ve arkadaşlarının önem kazanmasıyla bilgi edinme kaynakları da kısmen ailenin dışına kayar.

Devamı »

Kendine Saygı ve Güven

Kendine Saygı ve Güven

Çocuk gelişiminde kendine saygı ve güven duygusu önemli bir ihtiyaçtır. Erişkinin ruh sağlığında da çok önemli yeri olan bu duyarı kişinin kendi kendisiyle, eşi ile ve başkaları ile olan ilişkilerinde ve sorunların çözümünde de belirleyici rol oynamaktadır. Kendine saygı ve güven duygusu sayesinde kişi şu nitelikleri kazanır: Hareketlerinde ve ilişkilerinde rahat olur, kendini ve kabiliyetlerini rahat ifade edebilir, başkalarına saygı ve güven duyabilir, uygunsuz, değer yargılarıyla çelişen arkadaş teklif ve ısrarlarına direnebilir, kendi duygu ve arzularını kontrol edebilir.

Devamı »

Ergenlik Dönemi

Ergenlik Dönemi

Ergenlik hem aile hem de çocuk için zor bir dönemdir. Çocukluktan erişkinliğe geçiş şekillenmekte, fiziksel ve ruhsal olarak büyük değişiklikler meydana gelmektedir. Kızlarda adet görme, erkeklerde boşalmanın olması ergenliğin kesin belirtileri olsa da, ergenlik 4-5 yıl süren bir dönemdir. Ergenlik başlama zamanı kalıtsal özellikler, beslenme, çevre şartları ve genel sağlık durumu gibi çeşitli faktörlerden etkilenir. Bazı çocuklarda 11-12 yaşlarda başlayan ergenlik belirtileri, bazılarında 15-16 yaşlarına kadar gecikebilir. Kızlarda genel olarak ergenliğin başlangıcı erkeklerden 1-2 yıl öncedir. Bu durum kızların, yaşıtları olan erkeklerden daha fazla gelişkin görünmesine sebep olur.

Devamı »

Ergenlikte Fiziksel Değişiklikler

Ergenlikte Fiziksel Değişiklikler

Ergenlikte tüm vücutta büyüme hızlanır. Bazen hızlı büyümeye tüm vücut kısımları eşit katılamaz ve büyüme simetrik olmaz. Örneğin bacakları hızla büyüyen çocuğun, bacak adalelerinin gelişmesi daha yavaş olur. Sonuçta çocuk aksayarak dengesiz yürür. Yine yüzün bir yarısı daha hızlı, göğüslerin biri daha fazla büyümüş olabilir. Zamanla gelişme dengelenir ve farklılıklar ortadan kalkar.

Devamı »

Ergenlikte Bilgilendirme

Ergenlikte Bilgilendirme

Çocukları ergenlikte beklenen değişiklikler konusunda uygun tarzda bilgilendirmek, sürprizle karşılaşmamaları ve sıkıntıya düşmemeleri açısından önemlidir. Bu bilgilendirmelerin odağında kızlarda adet, erkeklerde boşalma olsa da ergenlikte beklenen her konuyu kapsamalıdır. Adet konusunda hiçbir şey bilmeyen bir kız çocuğunun aniden adet kanaması ile karşılaşması korku ve endişe kaynağı olacaktır.

Devamı »

Ergenin Duyguları İstikrarsızdır

Ergenin Duyguları İstikrarsızdır

Ergen bazen neşeli, atak, dışa dönük, konuşkan, bazen somurtkan, içe kapanık, tembeldir. Bazen küstahça davranır, bazen kibardır. Düzensiz, tertipsiz, temizliğine dikkatsiz, eşyalarını sağa sola atan ergen, bazen tertipli, banyodan çıkmayan, aynanın karşısından ayrılamaz bir hal alır. Bazen en doğru kararları kendisinin verebileceğini düşünüp, kendi karar vermek isterken bazen de kararsız kalıp, düşünemez, ebeveyninden yardım ister.

Devamı »

Ergende Kendine Saygı ve Güven

Ergende Kendine Saygı ve Güven

Küçük çocukluktan itibaren başlayan kendine saygı ve güven duygusu, ergenlikte daha fazla şekillenmekte, daha çok önem kazanmaktadır. Ergenin kendini değerli görmesi, kendine güvenmesi, kabiliyetlerinin olduğuna inanması, bedenini beğenmesi, beğenildiğini düşünmesi, başarıları, ikili ilişkileri, cinselliği gibi birçok konuda belirleyici rol oynamaktadır.

Devamı »

Ergen ve Ailesi

Ergen ve Ailesi

Ergenlik döneminde çocuğun duygusal değişimleri, ev içinde ve dışında onaylanamayacak davranışları ebeveynlerde sıkıntı oluşturur. Buna rağmen ebeveynlerin daha çok hoşgörü, sabır göstermeleri şarttır. Onlara önemli oldukları, sevildikleri ve her ne olursa olsun yanlarında olunacağı hissettirilmelidir. Tartışmalarda fikirler zorla kabul ettirilmeye çalışılmamalıdır. Bazı problemlerin çözümü için ise zamanın gerektiği bilinmelidir.

Devamı »

Çocuklarla İletişim

Çocuklarla İletişim

Ebeveynlerin, çocuklarının eğitim ve ruhsal gelişimleri için çocukları ile sağlıklı iletişim kurmaları şarttır. Hem genel hem de cinsel konularda kurulan iletişim sayesinde, çocuk duygularını, sorunlarını açıklayabilecek, ebeveynler de onlara doğru bilgileri ve değer yargılar mı öğretme imkanı bulabileceklerdir. Günümüzde birçok ebeveyn çocuk ilişkisi ve iletişimi, aynı evi paylaşmaktan öteye geçememekte, bunun sonucu olarak da zevkleri, eğlenceleri, dünya görüşleri ana babalardan farklı ve aileden kopuk bir nesil oluşmaktadır.

Devamı »

Çocuklar Önemsenmeli

Çocuklar Önemsenmeli

Çocukları en çok rahatsız eden şey, adam yerine konulmadıklarını, önemsenmediklerini hissetmeleridir. Çocuklar büyüklerle oturmaktan, konuşmaktan, düşünce ve zevklerinin dikkate alınmasından, görüşlerinin sorulmasından büyük bir haz duyarlar. Aileyi ilgilendiren konular ve yaşanan olaylar hakkında çocukların düşünce ve görüşlerinin alınması onlara önemsendiklerini hissettireceği gibi, düşüncelerini savunma, duygularını açıklama kabiliyetlerini geliştirmelerine de yardımcı olacaktır.

Devamı »

Çocuklarla Arkadaş Olabilmeli

Çocuklarla Arkadaş Olabilmeli

Ebeveynler çocukları ile iletişim kurmak istiyorlarsa, çocuklarla arkadaş olabilmeli. Dostça ilişkiler içinde de olabilmelidirler. Onlarla arkadaş olabilmek ortak zevklerin ve uğraşıların varlığıyla mümkündür. Çocuklarla birlikte yapılacak gezinti, sinemaya, tiyatroya gitmek, oyun oynamak, televizyon seyretmek gibi aktiviteler önemlidir.

Devamı »

Çocukların Güveni Kaybedilmemelidir

Çocukların Güveni Kaybedilmemelidir

Başlangıçta çocukların en güvendiği kişiler ebeveynleridir bu yüzden çocukların güveni kaybedilmemelidir. Daha sonraki yıllarda yaşananlar çocukların ebeveynlerine olan güvenini sarsabilmektedir. Anne babaya olan güvenin sarsılması iletişim bozukluğuna sebep olacak, böylece çocuk öğrenme ihtiyacım ve sorunlarının çözümünü başka yerlerde arayacaktır.

Devamı »

Sık Adet Görme

Sık Adet Görme

Periyodun 18 günden kısa olmasıdır. Sık adet görme durumunda, seyrek adette olduğu gibi nedene yönelik araştırmalar yapılmalıdır. Bazen hiçbir anormallik tespit edilmeyebilir.

Devamı »

Doğum Kontrolü Hakkında Yanlışlar

Doğum Kontrolü Hakkında Yanlışlar

Cinsel ilişkiden sonra vajinanın yıkanması (vajinal lavaj) hamileliği önler. Cinsel ilişkiden sonra vajinanın yıkanması ile hamileliğin önlenebileceği düşüncesi hem eski yıllarda hem de günümüzde bazı toplumlarda kabul görmektedir. Bu amaçla sirke, deterjan, limon suyu kullanılmış, son yıllarda da kola gibi çeşitli meşrubatlar kullanılmaktadır.

Devamı »

Evlenirken Sağlık Raporu Gerekli Midir

Evlenirken Sağlık Raporu Gerekli Midir

Eskiden resmi nikahtan önce, evlenecek çiftlerden frengi olup olmadığına dair rapor istenirdi. Frengi kaydı olanların sadece kendilerinin değil, ailenin diğer fertlerinin de nikah işlemleri bekletilir, gerekli tedavi raporlarından sonra işlem yapılırdı. Frenginin tedavisinde gösterilen başarı ve eski korkunç yüzünün kaybolmasından sonra bu uygulamadan vazgeçildi. AIDS başta olmak üzere cinsel yolla bulaşan hastalıkların belirtilerinin ortaya çıkışı için uzun süre gerekmektedir. AIDS’de yaklaşık on yıl şikayetsiz bir dönemden sonra belirtiler ortaya çıkmasına rağmen, bu sürede hastalık bulaşıcılığına devam etmektedir.

Devamı »

Orgazm Olamamak

Orgazm Olamamak

Orgazm olamamak, daima boşalamama ile birlikte görülür, bu durum tamamen ruhsal nedenlerden kaynaklanabildiği gibi boşalmayı kontrol eden sinirsel yapıların hastalıklarından ve bazı ameliyatlardan sonra görülebilir.

Devamı »

Trichomonas Vajinalis

Trichomonas Vajinalis

Trichomonas vajinalis kadınlarda vajina iltihabına yol açar. Bunun sonucunda köpüklü, kötü kokulu, yeşilimsi sarı renkli vajinal akıntı meydana gelir. Ayrıca idrar yaparken yanma ve ağrılı cinsel ilişki söz konusu olabilmektedir. Erkeklerde bu mikroorganizma üretrit adı verilen idrar yolu iltihabına neden olur. Neticede, idrar yolu içinde kaşıntı, yanma ve idrar yolundan akıntı gibi şikayetlere yol açar.

Devamı »

Acı yitirici

Acı yitirici

Bilinci ortadan kaldırmadan ağrı duyulmasını engelleyen herhangi bir ilâç (analjezik). Baş ağrısı, diş ağrısı, âdet sancılan, kas ağrıları gibi önemi büyük olmayan ağrıların giderilmesi amacıyla kullanılan ilâçların tanımlanması için kullanılan bu deyim, salisilat ya da aspirin ve türevlerini kapsar.

Devamı »

Adenoid

Adenoid

Adenoid dokunun yangısı. Çok defa hava akımı olan yerlerde ve soğukta kalma sonucunda oluşan bir ivegen yangılanma olup, özel bir yangı salgısının belirmesine yol açar. Bebeklerde sık görülen bu hastalık iki üç gün sürebilir. Ateş yükselmesi, baş ağrısı, burundan ve bademciklerden salgı oluşumu başlıca belirtileridir.

Devamı »

Dölyatağı

Dölyatağı

Dölyatağının boşluğunu döşeyen hücreler yumurtalık hormonlarının etkisiyle değişik özellikler gösterirler. Dölyatağının içini döşeyen hücre tabakasına endometrium adı verilir. Endometriumda salgı meydana getiren küçük bez grupları ve bunların aralarını dolduran stroma hücreleri adını alan destek hücreleri oluşurlar.

Devamı »

Adet görmemek

Adet görmemek

Adet görmemek (amenore). Bu durum büluğ yaşından önce ve yaş dönümü devresinden sonra normaldir. Adetin ilk görüldüğü yaş kişiye göre değişir, genellikle 816 yaşları arasında gerçekleşir. 16 yaşında olduğu halde adet görmemiş bir kızda birincil adet yokluğu (primer amenore) durumundan söz edilir. Eğer adet, başladıktan sonra, herhangi bir sebeple kesilmişse bu duruma ikincil adet yokluğu (sekonder amenore) denir. İkincil adet yokluğunun en sık görülen sebepleri arasında gebelik yer alır; gebelik gerçekleşince kesilen adet, doğumdan sonra yeniden başlar. Bebeğin emzirilmesi de doğumdan sonraki devrede adetin yeniden başlayacağı zamanı geciktirir.

Devamı »

Adneksa

Adneksa

Bir organın uzantı ya da ekleri. En çok, dölyatağının uzantı ve ekleri olan Fallop boruları ve yumurtalıklar için kullanılır. Bu borulara ve yumurtalıklara tüm olarak dölyatağı uzantıları (adnexauteri) denir

Devamı »

Akapnia

Akapnia

Kanda karbon dioksit eksikliği, .eşeklerde saf hava solunanlarda görülen ' durumdur. Solunum olayının normal ol s: için bir miktar karbondioksitin var gereklidir. Dolayısıyla dağa tırmananlarda uçakta bulunanlarda bazen görülen ciddi sinir sistemi ve solunum bozuklukları sebebinin, eskiden karbondioksit eksikliği olduğuna inanılırdı. Ancak, son yıllarda yapılan incelemeler, bu durumların sadece oksijen eksikliğiyle açıklanabileceğini ortaya koymuştur.

Devamı »

Aktinoterapi

Aktinoterapi

Hastalıkların sunî özellikle morötesi ışınlarla iyileştirilmesi. Bu iyileştirme metodunun kemik veremi, bazı deri hastalıkları ve aşırı yorgunluk hali gibi durumlarda olumlu sonuçlar sağladığı bilinmektedir. Ancak, çağdaş tıp yukarıda adı geçen hastalık 1ar için çok sayıda ve etken ilâç ve metodu sağladığından, eskiden çok kullanılan bu iyileştirme metodu giderek gözden düşmeğe yüz tutmuştur.

Devamı »

Alkolik hastanın tanınması

Alkolik hastanın tanınması

Alkolik tipleri çok değişiktir. Alkolikler ya kendi istekleriyle ya da çevrelerinin zoruyla hastaneye başvururlar. Hastaneye gelmenin sebepleri arasında karısının boşanma tehdidi, işverenin işine son verebileceğini belirtmesi, polisin baskısı gibi etkenler bulunabilir. Bazen de alkolle ilgisi olmayan fizikî belirtilerden, bunalım, unutkanlık vb. belirtilerden şikâyet ederek gelirler. Bu şikâyetlerin temelinde alkolizmin yattığı görülür.

Devamı »

Mantar hastalıkları ve besin alerjisi

Mantar hastalıkları ve besin alerjisi

Astıma benzer belirtiler diğer bazı hastalıklarda da görülür. Solunum borucukları ve akciğer enfeksiyonlarında mantarların sebep oldukları hastalıklar bunlar arasındadır. Bu hastalıklarla alerji arasındaki fark, bir mikrobun bulunabilmesi ve onu giderecek ilâcın kullanılması sonucu belirtilerin ortadan kalkmasıdır.

Devamı »

Anafilaksi

Anafilaksi

Bir şırıngadan birkaç dakika sonra ortaya çıkan ve çok kere hayatı tehdit edecek kadar ciddî olan, anormal ve aşırı bir tepki; insanlar arasında az görülür.

Devamı »

Anestezi acısız ameliyatın yolu

Anestezi acısız ameliyatın yolu

Ameliyat sırasında hastanın acı çekmesini önlemek, eski çağlardan beri hekimler tarafından benimsenen bir prensip olmuştur. Mısırlı. Romalı, Çinli hekimler bu konuda çeşitli şekiller uygulamışlar, oldukça başarılı sonuçlar elde etmişlerdir. Konunun geçmişinin bu kadar eski olmasına karşılık, çağdaş anestezinin kökeni oldukça yenidir. Gerçekten de çağdaş anestezinin ilk uygulaması ancak 1844 yılında gerçekleşmiştir. Bu yazıda anestezi, türleri ve çeşitli uygulamaları konusunda ayrıntılı bilgiler verilmektedir.

Devamı »

Cerrahi anestezi

Cerrahi anestezi

Eski çağlardan beri hekimler «acı çektirmeden ameliyat etmek» ilkesini benimsemişlerdir. Mısırlı hekimler, daha sonraları Yunanlı ve Romalı hekimler kesecekleri vücut bölgesini önce keskin sirke ile yıkar, sonra üzerine içinde kalsiyum karbonat bulunan Menfis taşı sürerlerdi. Bu taş sirkeyle karışınca hafif uyuşturucu etkisi olan karbonik asit ortaya çıkıyordu. Çin hekimleri ameliyat edilecek hastaları uyutmak için haşhaş özünden yararlanırlardı. Duyarlığı yok etmek ilmi olarak tanımlanan çağdaş anestezinin kökeni ABD'ye dayanır. 1844 yılında Wells adındaki bir dişçi, dişlerini çekeceği hastalarına azot protoksit gazı koklatıyordu. Bu gaz, hafif bir sarhoşluk vererek duyarlığı azaltıyordu.

Devamı »

Antibiyotiğin tanımlanması

Antibiyotiğin tanımlanması

Antibiyotik, karşı türde bir mikroskobik canlıyı yenmek, hatta yok etmek için küf, mantar, bakteri gibi mikroskobik canlılar tarafından çıkartılan bir maddedir.

Devamı »

Antibiyotiklerin elde edilmesi

Antibiyotiklerin elde edilmesi

Penisilin ve kloromisetin gibi bazı antibiyotikler, sanayide kimyevî sentez yoluyla elde edilebilirler. Fakat bu maddelerin en önemli kaynağı hâlâ küflerdir. Küf, bir mikroskopik canlı türüdür. Antibiyotik elde etmede yararlanılan küfler, suni uygun sıcaklık ve nemde meydana getirilir.

Devamı »

Antisepsi

Antisepsi

Mikropların yok edilmesi yoluyla canlı organizmaların hastalanmasının, ölü organizmaların çürümesinin önlenmesi. Birçok hastalıkların bakteriler tarafından meydana getirildiği gerçeği XIX. yüzyıl hekimleri tarafından yavaş yavaş kabul edilmiştir.

Devamı »

Sarsıntı Nedir

Sarsıntı Nedir

Sarsıntı genellikle başa bir darbenin ardından gelir ve bir baş ağrısı veya baş dönmesi, yorgunluk, konsantre olma veya odaklanma güçlüğü ve kazadan birkaç gün sonra gerçekleşebilecek genel huzursuzluk ile tanımlanabilir.

Devamı »